The War

Bookmark and Share
Üçüncü Dünya savaşında hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama dördüncüsü taş ve sopalarla gerçekleşecek. Bundan adım gibi eminim.
A.Einstein

Einstein birçok konuda yanlış tahminlerde bulunmuştu. Işık hızının geçilemeyeceği konusundaki teorisi nasıl çürüdüyse bu teoriside çürüdü. 3.Dünya savaşı çıktı. Korkunçtu. Ama insanlar taş devrine geri dönmedi. İnsanlığın halen bir geleceği vardı. Ama çok karanlık bir gelecek. En karanlık hayallerden bile daha karanlık ve bir o kadar da gerçek...
Birinci dünya savaşı çıktıktan, milyonlar öldükten sonra, kim diyebilirdi ki sadece 30 sene sonra bundan çok daha büyük bir savaş çıkıcak? Bir kere daha dünya aynı kerizliğe milyonlarca kurban verecek? Bunu kim diyebilirdi ? Kimse tabikide. Ama 2. dünya harbi çıktı. Ve 30 milyon canı daha bu dünyadan silip götürdü. Birincisiyle kıyaslanmayacak kadar büyük ve bir o kadar da vahşiydi. Teknoloji ilerlemişti. Can almak kolaylaşmıştı. Bütün önemli buluşların savaşlara denk gelmesin tesadüf sananaların aklına tükürüyorum burda bizzat. Almanlar mekanik dehalarını bir kez daha kanıtladırlar. Sturmgewehr yani assault rifle yani saldırı tüfeği adını verdiğimiz. Otomatik ve hafif, mobil saldırıya elverişli tüfek türünü icad ettiler. Ruslar garip komik ve doludizgin ruhlarını yansıtan birçok keşfe imza attılar. Molotof kokteyli bunların başında gelenlerdendir. Fransızlar birinci savaştan çok daha dalyarak davranarak daha savaş başlamadan yenildiler. Ama halk, yönetim ve ordu kadar dalyarak değildi hatta bilhassa gururlu ve korkusuzdu. Onlar da "la resistance"* a imzalarını attılar. (Resistans'ın ruhunu 1943 sonbaharında Edit Piaf'ın okuduğu aşağıdaki nameden anlayabilirsiniz) Savaş hikayeleri anlatmakla bitmez, tasvir etmekle anlaşılmaz, savaş savaşanlar için kötüdür ama birileri için, küçük bir azınlık için de iyidir. Bu böyledir. Şimdi zaman çizelgemizde biraz ilerliyoruz.
kimse 3. savaşa "üçüncü dünya savaşı" demez. Adı sadece "savaş" tır. Çünkü bundan önceki savaşlar buna kıyasla hiçbirşeydi. "savaş" ölümcüldü ve hızlıydı. Ansızın geldi ve berberinde çok şey alıp götürdü. İnsan canı almak başka insanın ruhlarını karartmak başka birşey.
Alman faşizmi ve ırksal üstünlük söyevleri tekrar popülerlik kazanmıştı. Naziler, bu sefer Neo-Nazi partisi olarak tekrar yönetimdeydiler. Herkes bir kıvılcımın çok şeye bedel olacağının farkındaydı. Dünya sessiz bir bekleyişteydi. Ama en yüksek SS subaylarının akıllarındaki plan kümsenin en kötü rüyasına bile giremezdi. Bu kadarını kimse beklemiyordu. Plan da zaten tam olarak buydu.
20 Nisan 2193 sabahı.... Dünya'nın yarısı hiç uyanamadı... Almanya'nın "Operazion Uberblitzkrieg" adı verdiği, yani, dünyanın en büyük 5 ülkesininin en büyük şehirini, aynı anda, 100'er megatonluk hidrojen bombalarıyla simültane olarak vurması insanoğlunun varoluşun başlangıcından beri gördüğü en piskopat sahneydi.(hiroşima ve nagazakiyi vurup japonya'yı dize getiren bombalar sadece 1 megatondur) Güneş'in dünyaya çarptığını sananalar, kıyamet günün geldiğini sananlar, bunların hepsi o gün normal görüntülerdi. Vurulan şehirleri ise hiç saymıyorum. Oralardan canlı çıkan olmadı. Taş taş üstünde kalmadı. Oralar hiç varolmadı. Şu anda bile, aradan neredeyse 100 sene geçmiş olmasına rağmen o şehirlerin yakınına bile gitmek toprak ve sudaki radyasyon nedeniyle acılı bir ölüme sebep olur. Sözün kısası oralar artık dünyada yok.
Washington, Londra, Pekin, İstanbul ve Moskova. Orada yaşayanlardan bir molekül bile geriye kalmadı. Şehirleriye ve hatıralarıyla beraber yokolup gittiler. Amerika, İngiltere, Çin, Türkiye ve Rusya. 22. yüzyılın en büyük asgeri güçleri bunlardı. Almanya işini sağlama almak için en önemli rakiplerinden en önce kurtulmayı planlamıştı. Tarih göstermişti ki Almanya'nın, Almanya'dan başka dostu yoktu. Müttefik seçiminde çok daha titiz davranacaktı artık. Ama herkesi silip süpüremezdi haritadan. Bombaların etkisi korkunçtu bu nedenle kendine coğrafik olarak yakın ülkerde kullanamazdı. Fransa'yı Belçika üzerinden 3. kere işgal etti. O sırada tekrar birleşmiş olan Çekoslovakya'nın en büyük iki şehrini, Prag'ı ve Bratislava'yı öldürmekten ve yakığ yıkmaktan beter etti. Onları bütün savaş anlaşmalarınca yasaklanan kimyasal silahlarla vurdu. İnsanların çoğu öldü. Kalanlar'a ise artık insan denmesi imkansız. Plan mükemmeldi. Hızlıydı. Acımasızdı. Ama Almanya'nın kaderinde dünya egemenliği yoktu. Gene yenildi. Evet bütün bunlara rağmen gene yenildi. Yenildi ama dünyada artık yeni bir sayfa açılmıştı ve bunun geri dönüşü asla olmayacaktı.
 * : la resistance by Edit Piyaf
Berlin neden düştü, Almanya neden gene yenildi. Gelecek sayımızda....
previous Next home
asd