Değerli katkılarından dolayı Dert Köstek arkadaşımıza teşekkür edip merakla beklenen ilk resmi bölümümüze geçiyoruz ve işte karşınızda...Yer : New Prague (Capital of RE-united Chezchlslovakia) | Yıl : Belli değil (23.YY)
- Şu zipponu çıkar da yakalım hacı osman
- LAN !!
- Hacı osman bi sen eksiktin bu deli yerde
- Peki aq neresi burası olum nerdeyiz la ?
-"Hele bi dur soluklanalım şiştim, sigarayı bırakamadım şişkinlik tıkanıklık yapıyor hep".Sigaradan bir nefes çektikten sonra: "Hele şurdan bi gidelim keklik gibi avlanırız burda . Al sen de yak bi tane , çabuk iç ama . Yolda anlatırım , gerçi neyi anlatıcaksak ak 13 gündür burdayız, tek bildiğim sokakların bu saatte hiç tekin olmadığı . Valla hacı bana sorarsan hiç şaşırmadım , o kadar konuşursak başımıza bi bok geleceği belliydi . Gel ufaktan yürümeye başlayalım az ilerde safe house tarzı bi yerim var".Uğursuz gecede yürüyoruz ve o anlatmaya bende dinlemeye devam ediyorum; "Uyandığımda yüksek bi binanın çatısındaydım , teras gibi düz bi yerdi işte .Götüm donmuş vaziyette zar zor kalktım . Çatının öbür ucunda yere yatmış aşşaa bakan bi herif görüp irkildim . Baktım herif pure konsantre bi yere bakıyo elinde de bişey var . Lan adama bişey diicem nece konuşcaamı bile bilemedim kalktık titreye titreye yanaştık arkasından ...Birde ne göreyim..herifin beyni yerlerde sürünüyor ak. Valla hacı ilk defa gördük öyle bişey ama pek de yadırgamadım . Herifin silahını aldım . Göstericem özelliklerini kopucan zaten . Silahı çözene kadar anam ağladı ak bütün şehire sonar gibi yerimizi belli ettik . Havaya boşuna bakma ben 13 gündür güneşi göremedim daha.!!!!Na böyle kara bulutlar hızlı hızlı gelip geçiyo görüntü o . Geldik sayılır şu köşeyi dönünce inşaat gibi bi yer var girişi orda görünce ona da kopucan ."
- Gel gel burdan !
Çok çok yüksek bir binadan arta kalmış kasvetli bir harabeye yaklaşıyoruz. "Bekle iki saniye şimdi geliyorum." Molozların arasına dalıyor ,10 saniye sonra geri dönüyor elinde ip var. İp ucu uldukça yüksekteki bir katta biyere bağlı olmalı...Göremiyorum . "Al sen de şu ucunu . Beline bağlican . Sıkı olsun yoksa yarra yersin ha" diyor bana.Kendimi belimden bağlıyorum..."Bak şimdi"diyor... Yukarılarda biryere nişan alıp ateş ediyor ve.HOOOooooppp ..İstemsiz küfür etme özelliğim yeniden devreye giriyor: ANANI AVRADINI Sikiyim! Yaklaşık 5 saniyelik bir süre zarfında aşşağı bakmaya korkacağım, en azından 500 metre yükseklikteki bir kata erişiyoruz. "Şş iyimisin lan. O kadar G kuvveti diye konuşurdun al sana G şimdi:D - İlk seferinde belin acır bişey olmaz geçer 2 saate ."
- Tamam anladık boş konuşma, diyorum.Her zmanki aksiliğimle.Birde bana aksi derler.Nasıl aksi olmaz insan.Nerdeyim belli değil..Götveren Talih.Hadi onu geç... hangi zmanada nerdeyim oda belli değil..Anlayacaz elbet.Allah büyük.Herzamanki gibi şükrediyorum.Şükür güzel şey ama artık bazı cevapları almanın vakti geldi diye düşünüyorum.Ve soruyorum:
- Peki Myrt, bu silah güzel, tribin de güzel, anlaşılan adapte de olmuşsun sen buraya, gören 13 gün diil 13 yıldır burdasın sanar hani...Peki hepsini geçtim de.Bizim burda ne işimiz var be olum?
- Abi dediğim gibi bende senin gibi geldim..Getirildim mi artık geldim mi ...yoks abişey attı mı ne oldu bilmiyorum. En son beraberdik işte.Aksarayda diilmiydik?
Doğru söylüyordu.Bu kadarını bende hatırlıyordum. "Doğru,ordaydık" diyorum.
- E ondan sonra herkes bi kız alıp gidiyordu bende öyle yaptım.Odadaydık....Sonra da burda uyandım.Anlaşılan..Senin başına gelen benim başıma da gelmiş.Ama tek bir farkla.Ben 13 gün önce buraya geldim.Sen neden şimdi acaba??
- Ne biliim lan malmısın, bilsem heralde sikko sikko suratına bakmam heralde dimi?
Aslında o anlatırken suratına bakmıyorudum.Bir zamanlar bir ofis olarak kullanıldığını düşündüğüm kattan arta kalanlara bakıyordum.Myrt burayı mesken edinmişti.Yüksekti ve iki caddeye de hakim bir pozisyondaydı.Ve en önemlisi dışardan, içeride herhangi bir hayat belirtisi olduğu sezilmiyordu.Eşyalar harabe halindeydi ama buradaki teknolojinin benim hiçbirzaman görmediğim bir seviyede olduğu kesindi...YA ben uykuya daldığımdan beri teknoloji çok ilerlemişti yada.....
- "Çabuk gel buraya izle şimdi " diye düşüncelerimden sıyırdı beni Myrt.Camdan aşşağıyı gösterdi.Yerden 500 metre yukarda olduğumuz için pek birşey göremedim...Dürbününü verdi..Nerden bulmuşsa....Baktım..İki tane devriye...Kim olduklarını, kime çalıştıklarını,ne istediklerini bilmiyordum.Ama düşman olduklarını 500 metre öteden sezmiştim.
- "Sakın ses çıkartma şimdi" dedi.
- "Ulan ,dedim, bu kadar uzaktan noolur? Davul çalsam duyma..." dememe kalmadı ki. Siyah pardösülü figürlerin ikisi de bulunduğumuz kata doru şimşek gibi döndüler.Vay yarrak hasan.. Kahretsin dememe kalmadı ki, iki kere ateş etti Myrt.Birtanesi kamyon çarpmışçasına yere yapıştı. Diğeri biraz sendeledi..Sonra oda düştü. "Helal lan" dedim. Silah gelişmiş olmasına gelişmişti ama hızlı nişan alma yeteneği de başka birşeydi...
- "Peki mert kim bu adamlar ? Bari onu bil..Bi şeyde bil aq.Bizden bi farkın olsun.."
Bi sigara daha yaktı ve koltuğuna kurulup silahı da bacağına dayadı.....
Aynı anda çok başka bir yerde.....
Yer : İngiltere sahillerinde bilinmeyen bir yer
Trrrrrrrrrrrrt.Tuuuuuuuuuuuuutrrrrrt..Krrrrrrrrt.Abi....Ah....Abi nerdeyim..?
ErkeK uçak enkazının arasından sürünerek çıktı.Bir sahildeydi. Uçak en son manştan geçiyordu.Büyük ihtimalle güney ingilteredeydi şu an. Şanslıydı ki uçak denize düşmemişti. Bütün küçüklüğünü küçükçekmece gölünün radyoaktif sularında oynayarak geçişrmişti. Ama genede yüzmekten hiç hazzetmiyordu. Gölde plütonyumla oynayıp sonra eve gelip yeşil yeşil parladığı günden sonra ise birdaha hiç suya girmemişti. Peki bunların hepsi olmuştu ama şimdi neredeydi... En son hatırladığı şey Türkiye'den kaçak olarak kaçıp Kanada'ya gitmek için uçakta gidiyor olmasıydı. Bunu iyi hatırlıyordu. Hatta ucuz olsun diye, çok tehlikeli hastalıklar taşıyan hastaları nakil eden uçakla gitmeyi tercih etmişti. Bunun ciddi sonuçları olacağının hala farkında değildi. Uçak düşmüştü. Motorlar aniden durmuştu. Şiddetli bir sarsıntı, bir şok dalgası adeta uçağı havada parçalamıştı. Kimse sağ çıkmamıştı. Cesetlerin hali iğrençti. Nasıl kurtulmuştu acaba.... Bu bir mucizeydi düpedüz..... Geldiği yerde gaip bi aid olmayışlık sezdi. Sanki buraya.... daha doğrusu..düşüncesi bile saçmaydı ama "sanki bu zamana" ait diilmiş gibi hissetti. Trrrrrrrrrrrt...Krrrrrrrrrrrt... Stresten tikleri artmıştı. Aniden uzaktan yaklaşan bir toz bulutu gördü. Çok hızlı hareket eden bi araç ona doğu yaklaştı. Tam önünde durdu. Tekerlekleri yoktu. Bir şekilde, yerden temassız olarak havada ilerleyen bir aletti. Uçan bir arabaydı işte. İçinden pardösülü iki adam çıktı. Kafalarının üzerindeki kocaman şapkadan yüzleri pek gözükmüyordu. Hiçbirşey demeden eldivenli elleriyle Erke-K i kollarında tuttular ve arabaya attılar.Ve araba tekrar havalandı. Erke-K nereye gittiğini hiç bilmiyordu... Yerden yükseldiğini hissetti ve bir kez daha kaderine doğru uçmaya başladı....
Aynı anda gene çok daha başka biryerde..
Yer : Yeni Faşist İspanya (Madrid)
- "Komutan gleiyor......" diye haber verdi askerlerden biri.
- "HAZIR OL!!!" Hepsi bir anda domino taşı gibi hizalandılar. Komutanlarından ölümüne korkuyorlardı... Kimse,bırakın tembelliği suratını bile ekşitmeye cüret edemezdi.
- "HAZIR OL!!!" Hepsi bir anda domino taşı gibi hizalandılar. Komutanlarından ölümüne korkuyorlardı... Kimse,bırakın tembelliği suratını bile ekşitmeye cüret edemezdi.
Komutan Hamy Von GötWaffe bütün ihtişamıyla içeri girdi.Üniforması pırıl pırıldı.Dimdik duruyordu ama genede üzerinde garip insansı olmayan bir hava vardı.Belki bu hafif maviye çalan damarlı suratından belki de deli faşist kişiliğinden kaynaklanıyordu.
Yanındaki yaverinden bir numara söylemesini istedi.Yaveri 7 dedi. Hamy sıradan 7inci askere kadar saydı ve yedinciyi herkesin gözü önünde başından vuruverdi. Asker oracıkta öldü.
- Bu günlerde disiplini sağlamak hiç kolay değil.. diye homurdandı Von Götwaffen.Geçen gün çok sevdiği gamalı haç madalyonu kaybolmuştu.Bunu kimin yaptığını öğrenemezdi.Bunu denemek bile işkenceyle günler sürerdi.Bunun yerine rast gele birini cezalandırarak hem suçu cezasız bırakmamış..hemde herkesin dikkatini başına toplaması gerektiğini anımsatmıştı.Her zaman olduğu gibi korkuyu bir yönetim aracı olarak kullanmıştı. Bu taktikleri bundan uzun süre önce, 3.dünya savaşında nazi partisinin gururlu bir SS subayıyken öğrenmişti.Öğrenmişti ve tatbik de etmişti.Bu yüzden kendinden emindi.Hele ki şimdi...Nazi ordusunda sadece bir subaydı..Oysa burada,İspanyada düzenin kurulmasına yardım etmiş...Darbeyi yönetmişti.Faişt nazi partisininin İspanya'da kurulmasına yardım etmiş ve onları başa askeri güç kullanarak getirmişti.Ve şimdi İspanyanın görünen ve görünmeyen en güçlü adamıydı.Bir cumhurbaşkanı vardı elbette ama bunun kulkla olmadığını gösterecek çabayı harcamaya tenezzül bile etmemişti...Dünyanın bu bölgesinde Tanrı O'ydu.Ve bu bukadar la sınırlı kalmayacaktı. Dünya O'nu tanıyacaktı........
0 yorum:
Yorum Gönder